22 Mart 2014 Cumartesi

   Çocuğun biri dün kaydıraktan kayarken dirseğini kanatmış. Kolum halen ağrıyor. Sabahın erken saatlerinde kalkmak güzel, geç saatlere göre daha aç hissetsem de. Bu saatler ayrıca motorlu kayıkların denize açılma saatleri, fon müziğimiz tak tak tak ve dalga sesleri. Başımı biraz sağa çevirip bakıyorum, hava güzel olacak gibi. Ayasofya Camii'ne verip sırtımı Ygs sorularını çözeceğim saat 10:00 sularında. Çözmeye çalışacağım. 
   Hızlı bir film şeridi: 'Mavi önlüğüm, beyaz yakalığımla okul yollarındayım. Ablam elimden tutmuş; ikiz değiliz, görüntüde fazlasıyla aynıyız. Biraz geçimsizmişim, kıskançmışım; annem buna önlem alıyor gibi. Küçükken ne olmak isterdik? Ablam öğretmen, ben doktor. Ne doktoru olduğunu ayrıca belirtmemişim. Ek olarak hayalimde sürekli petrol ofislerinde çalışan, kırmızı kıyafetli bir Meltem belirirmiş bir yerlerden, kimse bilmezmiş ya arada benzin doldururmuşum arabalara. Şimdi petrol ofisinden ve doktorluktan çok uzakta, öğretmenliğe çok yakında, kalbimde farklı bir dünya... Öyle bir yerlerdeyim.' Ama aslolan şu sınav. 4 yıllık çalışmamamın ürünü olarak esas hayalime kavuşmayı diliyorum, biraz ümitsizce. Neyse işte... Hava güzel. Ümitsizlik güzel, inatla biraz ümidi katınca yanına. Bir de velhasıl-ı kelam sıkıştıralım sona: Bismillah. Yeni güne, işe güce, ümide, ümitsizliğe, kaleme kağıda...

    Meltem K.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Selamlar, sevgiler, teşekkürler.. Yorum yazarken bir çay? :)