26 Mart 2014 Çarşamba

           Stajyerin biri bugün ilk kez lise deneyimi yaşamış. Suratımda halen kocaman bir gülümseme, neşe var. Sabahın erken saatlerinde kalkıp okul yoluna düşmek güzel, üstelik kahvaltı da yapmadığım halde. Hava güzel, kayık seslerini duymadım bu sabah. Yerimiz bir Anadolu Lisesi. Bir sınıf öğrenci ile baş başa... Sınıfa bir girdim, meraklı gözler: Kim bunlar? Hocam diyor çocuk, arkama dönüp bakabilirdim o an, kim o ben mi? Ergenlerle vakit bir başka güzeldi. Laf aramızda bana da ergen derler, aramızdaki yaş farkı daha az olduğundan. Bende de hep bir istek, lise olsun gideyim, bana hocam desin. Buyur çocuğumm.. :) Zeki, kıpır kıpır çocuklar.. Bir de malumunuz espriler, atışmalar; kısaca ergenlik halleri... İlk cümlemle başlayıp bitti tedirginliğim; sonrası heyecan, neşe, sohbet, muhabbet... Dedik ki: Kızlar sanki biraz sessiz? Dediler ki: Hocam kıskanıyorlar böyle güzel öğretmenleri. Yıldızınız parlasın hocam... :) Sizin de yıldızınız hiç sönmesin çocuklar. Her ne zaman bir öğrenciyle konuşsam; bana hocam, öğretmenim dese aynı heyecan. Allah kaybettirmesin. Hayat boyu unutmayacağım bir sınıf ve 3 öğrencim var artık. Her biri kıymetli. 10D sayısal sınıfı ve haşarı 3 oğlanı. 3'lüyü ayırdım, en seslilerden onlar. Neyse işte; hava güzel, heyecan güzel, öğretmenlik hevesi güzel, hocam sesi güzel... Yani diyorum ki yeniden Bismillah; güzel havaya, işe güce, heyecana, derde kedere, adım adım öğretmenliğe...

    Meltem K.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Selamlar, sevgiler, teşekkürler.. Yorum yazarken bir çay? :)