2 Nisan 2014 Çarşamba

     ... 02.04.2014 03:04     
     Sanma ki derdim güneşten ötürü;     
     Ne çıkar bahar geldiyse?     
     Bademler çiçek açtıysa?     
     Ucunda ölüm yok ya.     
     Hoş, olsa da korkacak mıyım zaten     
     Güneşle gelecek ölümden     
     Ben ki her nisan bir yaş daha genç,     
     Her bahar biraz daha aşığım;     
     Korkar mıyım?     
     Ah, dostum, derdim başka...

     Gece. Yine gömünce seni karanlığa, sessizliğe... Hücum ediyor bütün o kaçmak istediğin duygular bir bir kalbine... Ta ki varana kadar en ücra köşelerine. Çünkü aslında sen de biliyorsun ya, böyle zamanlarda uyku haram olmalı gözlerine. Haydi Bismillah, başlayalım mı? Gerek var mı sorgu suale? Kalpten gelen çevrilebilir mi geriye? Başlıyor işte şeb-i yelda. Bu gece de yok çaresi, hüznün sığmıyor ele avuca. Hatta eğilmiş kulağına alay edercesine bağırıyor içinde kopan dilsiz fırtına: 'Dur bakalım, bu daha ne ki. Bak gör, ne halde çıkacaksın sabaha.' Bu dert b/aşka.

     Umut... Umutsuzluğun yanına katık edip, inatla vazgeçemediğin umut. Yaşatıyor seni, öldürüyor da. Nefes alıyorsun evet, kalbin atıyor, konuşabiliyorsun, gülebiliyor yürüyebiliyorsun. Canlı, hayat dolusun; herkesten daha çok belki, her şeyden daha çok. Yaşıyorsun, yarınların umutla dolu. Ve işte batıyor bugün de güneş. Gece... Kayboldun yine, kim bilir hangi ücra köşede. Bu sokakları senden iyi kim tanır? Derler ya: 'Fi'l kalbi mine'l kalbi ile'l kalbi sebîlâ.' Bir umut peyda oluyor sana: O yarin bundan haber var mıdır? Bu sessizlik, bu kendini bilmezlik -onun gözündeki seni bilmezlik-... Gerçekler ne kadar acı olabilir, görmüyorsun, görmek istemiyorsun. Ve işte... Ölüyorsun, yarınların umutla dolu.

     -Ya da şöyle yapayım. Devamı olmasın bu yazının, şeb-i yeldadır dostlar, sinirlendim gece gece. :) Yarım kalsın duygular, toprağı bol olsun.

     Çünkü: 'Öyle bir zamanda geldin ki, vazgeçmek mümkün olmadı.' Vazgeçemiyorum yine inatla. Benimki yaşatmıyor, öldürüyor günden güne. Alışacak değilim, sen böyle karşımdayken yokluğunla. Seni öldürmeliyim içimde. Belki gözlerime bir perde, seni görmeyecek şekilde. Daha az çay, daha kısa otururum kantinde. Her nasıl olacaksa işte!! İnanasım yok da, ölüyorsun bu gece. Ah be!! Hiç haberin yok.

     Kaçamam da nasıl giderim?     

     Bende hal yok, bahane bul.     
     Hayat mani, lakin ölüm de var.     
     Akşamım, bir dur sabahı gör.    
     Sana mı kaldı bu vaktin seyri,     
     Sabrım kal hele hayrını gör.     
     Ah be!! Hiç haberin yok.

     Meltem K.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Selamlar, sevgiler, teşekkürler.. Yorum yazarken bir çay? :)