Demiş ya şair: 'Hatıralar da dal istiyor, kuşlar gibi konacak..."''
Saat şimdi gece yarısı, anılar göçebe...
Ne tutunacak dalları kaldı, ne de biraz ümit cebimde...
Demiş ya şair: 'Avareyim, asudeyim, yorgunum...'
Bilmiyorum, bu hayal alemini nasıl bulurum?
Yalan mı, gerçek mi?
Bu bilinmezden nasıl kurtulurum?
Ve demiş ya şair:'Ah dostum, derdim başka.!'
Başka da, adını koyamadım bu telaşla.
Bir uzak dünya, bir tatlı rüya...
Güzelin içinde acıyı barındıran ceza.
Sabırlar diliyorum kalbime, şifa niyetine...
Yoksa başa çıkmak; bunca elemle, kederle?
Nasıl mümkün olur, nasıl çözülür
Bu beklemekten pas tutmuş eller?
Demir atma vakti karanlığa,
Maya çalma vakti yalnızlığa,
Uzatma vakti başını, gerçek hayata.
Uyudum.
Uyandım.
Bir rüyaydı gördüğüm.
Bir kör düğüm...
Bir sen, bir ben...
Biraz gece, biraz ümit...
Biraz da uçmuş aklım başımdan.
Şimdi hepsi yerli yerine.
Şimdi oyunun adı:
Hayalle araya çizgi çekmece.
Şimdi gece...
Sabah için kulağıma çalınan,
Yeni günün habercisi,
Gü-nay-dın, üç hece.
Meltem K.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Selamlar, sevgiler, teşekkürler.. Yorum yazarken bir çay? :)