6 Mayıs 2014 Salı




Eylül...
Ucu yanık sevdaların mevsimi;
Söylenmeyen, söylenemeyecek cümlelerin özetiydi;
Bir yığın cümle birikirdi sararan yapraklar gibi,
Ama Eylül gönderilmemiş mektupların adresiydi.



Biraz çayın buruk tadıydı,
Biraz da güneşin sarısıydı, yaktıkça yakardı;
Ve ardından yanan yürekleri serinliğe kavuşturan yağmurlar bırakırdı.
Çünkü O Eylül'dü;
Ve Eylül ; aşkın yansıması...

Eylül;
Hem çok yakın, hem çok uzak olmak demekti.
Yüreğin bir yanını bahara, bir yanı hep hazana bürümekti.
Eylül koskaca bir sevmekti!
Ama özledim diyememekti.

Eskiler derler ya şuramda bir sızı var; 
İşte tam şuracığımda, 
Bir kuş çırpınışı
Bir düğümlenmiş sözler yumağı,
Söylesem ağyar,
Söylemesem yâr..
Rabbim şu içimde sızlayan acının nasibine yaz beni.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Selamlar, sevgiler, teşekkürler.. Yorum yazarken bir çay? :)